92406 kayıt bulundu.
işkembe çorbası, işkembe suratlı, işkembesi geniş
1. isim , isim , isim , isim , Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
2. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden
1. İşkembe ayıklamaktan, bulaşık yıkamaktan göz açamıyordum.
1. İşkembe ayıklamaktan, bulaşık yıkamaktan göz açamıyordum.
3. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Mide
Lisan : Farsça şikenbe
Telaffuz : işke'mbe
1. isim , isim , isim , isim , Temizlenmiş ve önceden haşlanmış işkembenin küçük küçük doğranmasından sonra un, sirke, sarımsak karıştırılarak hazırlanan bir çorba türü
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , uydurarak söylemek
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İşkembesi olan
2. İçinde işkembe bulunan (çorba, yemek)
1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Hoş görülmeyecek şeyi de hoş gören, hazımlı (kimse), işkembesiz
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , öncelikle karın doyurmayı düşünmek
1. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , oburca yemek
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İşkembesi olmayan
2. teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , İşkembesi geniş
1. isim , isim , isim , isim , Arkalıksız sandalye
1. İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum.
1. İskemlelerin maroken minderlerinden kendime yatak yapıyordum.
2. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa
Lisan : Rumca
Telaffuz : iske'mle
1. isim , isim , isim , isim , Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet
2. Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet
1. Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım.
1. Ona, evimize niçin geldiğini sormak işkencesini de yaptım.
3. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap
4. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı
Lisan : Farsça şikence
1. maddi veya manevi eziyet çektirmek
1. Ya hemen canını almaz da sana işkence edersem?
1. Ya hemen canını almaz da sana işkence edersem?
1. isim , isim , isim , isim , İşkence yapan kimse
1. Seneler evvelinin işkencecisiyle bu adam arasında uzaktan yakından bir ilgi kurmazdı.
1. Seneler evvelinin işkencecisiyle bu adam arasında uzaktan yakından bir ilgi kurmazdı.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , İşkence ile dolu bir biçimde
1. Bütün ömrümün işkenceli geçmiş dönemlerine karşın, hiç şikâyet etmiyorum.
1. Bütün ömrümün işkenceli geçmiş dönemlerine karşın, hiç şikâyet etmiyorum.
1. isim , isim , isim , isim , Hatay iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : iske'nderun
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Dikenli salyangoz
Lisan : İtalyanca scarlatto
dağ isketesi
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater)
Lisan : Rumca
Telaffuz : iske'te
1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Deri, tahta kazımakta kullanılan, iki ucu saplı eğri bıçak